Epilepsi Nedir?

Epilepsi Nedir?

Prof.Dr. Safiye Bilgin Epilepsi hakkında bilinmesi gereken en önemli bilgileri veriyor.

Epilepsi (halk arasında sar'a), eski çağlardan beri insanoğlu tarafından bilinmektedir. Sağlıklı görünen bazı kişilerin aniden yere yıkılarak bilinçsiz halde çırpınmaları sebebiyle bu çağlarda epilepsi hastalarına tanrılar tarafından cezalandırılmış veya içlerine kötü ruhlar girmiş kişiler gözüyle bakılmaktaydı. Epilepsinin incelenmesi ve tedavisi 1850'lerden günümüze kadar gelişimini sürdürmüştür. Uygun antiepileptik seçimi ve kullanımı yanında hastaların iyi izlenmesi sayesinde epilepsilerde tamamen iyileşme veya nöbetlerin 3/4 oranında azalması sağlanabilmektedir. Buna karşılık belirtilen uygun tedavinin seçilememesi ya da uygulanmaması, bilimsel olmayan tedavi yöntemlerin araştırılması gibi nedenler bu hastalığın kontrol altına alınamamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple hasta ve ailesinin epilepsi hakkında bilgilendirilmeleri tedaviye başlama noktası olarak öncelik taşımaktadır.

Epilepsi kısaca, merkezi sinir sisteminin nöronlarının paroksismal (tekrarlayan), reversibl (geçici), anormal elektriksel deşarjlarıdır. Deşarjların olduğu yere göre de klinik olarak değişik özellikler gösteren nöbetler gözlenir. Bu nöbetler, bilinç kaybı ile seyredebildiği gibi bilinç kaybı olmaksızın da gelişir. Bu özelliklerine göre de isimlendirilmiş ve sınıflandırılmıştır. 1981'de Uluslararası Epilepsi Derneği'nin enternasyonel sınıflaması kabul edilmiştir ve belli aralıklarla bu sınıflamada değişiklikler ve düzenlemeler yapılmaktadır.

A) Epilepsi Tipleri

1.Parsiyel (Lokal, Fokal) Nöbetler

Serebral korteksin (beynin dış tarafında, sinir hücrelerini içeren gri madde) herhangi bir yerinden kaynaklanan nöbetlerdir. Deşarj, sadece çıktığı yerde kalabildiği gibi beyindeki bağlantı lifleriyle diğer alanlara da yayılabilir. O zaman deşarjın başladığı ve yayıldığı yer ile ilgili bulgular ortaya çıkar. Deşarjlar yaygınlaşırsa, kasılma ve titremenin eşlik ettiği, bilinç kaybıyla beraber büyük nöbet dediğimiz grand mal tipi nöbetler gelişir.

Bu nöbetler, duysal, motor ya da konuşma ile ilgili ve bilinç kaybı yoksa basit, bilinç kaybı varsa kompleks nöbetler olarak isimlendirilir.

a) Basit Parsiyel Nöbetler:

Motor Bulguları Olan Nöbetler;

Beynimizin, hareketleri sağlayan frontal (ön) bölgesinden kaynaklanan nöbetlerdir.

  • Fokal Motor (Vücudun bir tarafında olan) Nöbetler,
  • Versiv (Dönücü) Nöbetler,
  • Postüral (Vücudun duruşuyla ilgili) Nöbetler,
  • Fonatör (Sesle ilgili) Nöbetler.
  • Duysal Semptomlu Nöbetler;

Vücudumuzdaki duyuların değerlendirilmesini sağlayan duyu merkezlerinin olduğu bölgeden kaynaklanan ve his bozukluğu ile ortaya çıkan nöbetlerdir.

  • Yüzeyel Duyu Nöbetleri,
  • Vizüel (Gözsel) Nöbetler,
  • Oditör (İşitsel) Nöbetler;
  • Olfaktör (Koku) Nöbetleri,
  • Gustator (Tat) Nöbetleri,
  • Vertijinöz (Baş Dönmesi) Nöbetler.

Otonomik Belirtili Nöbetler:

İstem dışı olarak organlarımızın çalışmasını sağlayan bölgelerin nöbetleridir.

  • Basit Otonomik Nöbetler

Psişik Semptomlu Nöbetler:

Psikolojik değişiklikler şeklinde kendini gösteren nöbetlerdir.

  • Disfazik (Konuşma bozukluğu) Nöbetler,
  • Dismnezik (Bellekle ilgili) Nöbetler,
  • Kognitif (Tanıma, bilme, anlama) Nöbetler,
  • Affektif (Korku, endişe) Nöbetler,
  • İllüzyon (Yanılsama) Nöbetleri,
  • Hallüsinasyon (Varsanı) Nöbetleri.

b) Kompleks Parsiyel Nöbetler:

Bilincin tamamen kaybıyla seyreden, değişik klinik özellikler gösteren nöbetlerdir. Köken aldığı bölgeye göre klinik bulgular oluşturur. Amaçsız koşma, ağız şapırdatma, üstü başıyla oynama, amaçsız hareketler yapma, yalanma, yutkunma, vb. klinik özellikleridir. Çevreyle ilişki kopmuştur. Hasta yere düşmez, kasılmaz. Karşıdaki kişi onun nöbet geçirdiğini anlamaz. Otomatizmin (otomatik hareketler) iyi değerlendirilmesi gerekir, çünkü bu durum başka birçok hastalıkla karıştırılabilir.

2. Jeneralize Nöbetler

a) Absans Nöbetleri:

Kısa süreli ve saniyeler içinde geçen, bilinç kaybıyla giden, dalma nöbetleri de denilen, daha çok çocuklukta başlayan, genetik de olabilen nöbetlerdir. Hasta, yapmakta olduğu işi aniden durdurur, çevresine boş bakar ve nöbetten sonra yapmakta olduğu işe devam eder.

b) Myoklonik Nöbetler:

Beynin derin orta hat yapılarından kaynaklanan ve beynin her tarafına aynı anda yayılan, bilinç kaybıyla seyreden, farklı klinik özelliklerle ortaya çıkabilen nöbetlerdir.

c) Tonik Nöbetler:

Vücudun kasılması ile ortaya ortaya çıkan nöbetlerdir.

d) Klonik Nöbetler:

Vücudun bir yarısında titreme şeklinde olan nöbet tipidir.

e) Atonik - Akinetik Nöbetler:

Aniden ve çok gevşek biçimde düşme atakları şeklinde kendini gösterir.

f) Tonik Klonik Nöbetler:

Grand mal olarak adlandırılan, halk arasında sar'a denilen tipik büyük nöbetlerdir. Parsiyel nöbetler giderek şiddetlenir ve beynin diğer bölgelerine de yayılırsa bu tip nöbetler gelişir. Bazen de jeneralize nöbetler grand male dönüşebilir. Hastanın bu sırada çenesi kilitlenip bütün vücudu kasılır. Gözleri açık ve bir tarafa dönmüş bir şekilde sabit bir şekilde bakarak çığlık atar ve bir kütük gibi yere devrilir. Bu sırada hasta yaralanabilir. Bunu izleyerek ağızdan köpük gelir. Dilini ısırmışsa köpük kanlı olabilir ve bütün vücut titrer. Bu sırada idrar kaçırabilir, bazen de büyük abdestini de kaçırabilir. Nöbet sırasında hastanın ağzını açmaya çalışmamak gerekir. Kollarını ve bacakları da diğer kişilerce tutulmamalıdır. Sadece başının altına, travmayı önlemek için yumuşak bir şey konulabilir. Bu sırada hasta nefes alamaz ve morarmıştır. Bunu izleyerek hasta derin ve hırıltılı nefes alıp vermeye başlar, bilinci kapalıdır. Daha sonra hasta açılır ancak henüz bilinci tam olarak yerine gelmemiştir ve şaşkın bir şekilde etrafa bakar. Sorulanlara net yanıtlar veremez. Ardından da hasta uyku isteği duyar ve bir süre uyur. Kendine geldiğinde aşırı yorgunluk, yaygın ağrılar ve baş ağrısı hisseder.

B) Status Epileptikus

Epilepsi nöbetlerinin uzaması veya aralıksız olarak yinelemesiyle seyreden klinik bir durumdur. Status teriminin kullanılabilmesi için en az 30 ila 60 dakikalık sürede nöbetlerin kesintisiz olarak tekrarlanması veya nöbetler arasında bilincin hiç açılmaması gereklidir. Status, çeşitli epilepsi tiplerinin uzaması ya da kesintisiz olması halinde kullanılan bir terimdir. Hayatı tehdit eden bir klinik gelişmedir. Hastanın bu durumu geliştiği anda hemen hastaneye başvurulmalıdır ve gerekli tedavi başlanmalıdır. Status, özellikle grand mal tipinde olursa %40 gibi ölüm riski vardır ve evde tedavisi yapılmaz.

C) Tedavi

Nöbet şikâyetiyle başvuran hastaya derhal bir antiepileptik ilaç başlama eğilimi sıkça rastlanan bir durumdur. Bu durum yanlış veya eksik tedaviye neden olabilir. Hastanın şikâyetlerinin epileptik nöbet olup olmadığına, nöbetlerin tipi ve etiyolojik nedenin ne olduğuna iyi karar vermek gereklidir. Öncelikle hasta ve yakınlarından iyi bir öykü alınmalıdır. Olanak varsa nöbetler gözlenmeli, Elektroensefalografi EEG kayıtları ve nöbetlerin nedenlerine yönelik incelemeler yapılmalıdır.

İlaç tedavisi doktor ve hastanın sabırlı olmasını gerektiren uzun bir dönemi kapsar. Bu nedenle doktor ve hasta iyi bir ilişki kurmalıdır.

Tedaviye nöbetler üzerinde en etkili, yan etkileri en az olan, kullanımı ve temin edilmesi kolay, hastanın da ekonomik durumuna en uygun ilaçla başlanmalıdır. Nöbetler tek ilaçla kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır. Nöbetler kontrol altına alınamadığı durumlarda ilaç dozu, tolare edilebilen en yüksek düzeye kadar artırılmalıdır. En yüksek doza karşın yanıt alınamıyorsa durum gözden geçirilerek ya başka bir ilaca geçmek ya da ikinci bir ilacı tedaviye ilave etmek mümkün olabilir. İlaç değişimi durumunda ilk ilaç yavaşça azaltılarak kesilmeli ve ikinci ilaç da yavaşça artırılarak alınmalıdır.

Her ilacın etkili ve düzenli plazma seviyesine ulaşması için belirli bir süre geçmesi gereklidir. Bu sebeple, ilaçların dozlarını sıkça değiştirmek doğru değildir. İlaçların aniden bırakılması statusun en etkili nedenidir. Bu nedenle hastaların ilaçlarını birden kesmesi yanlış bir tutumdur.

Bir taraftan uzun süre kullanılan ilaçların bedensel ve ruhsal yan etkileri diğer taraftan da ilaçların kesilmesinde sonra nöbetlerin tekrarlama olasılığı sebepleriyle antiepileptik tedavinin sonlandırılması veya ömür boyu sürdürülmesi kararının dikkatle alınması gereklidir.

01.09.2010 - 2085

Prof.Dr. Safiye Bilgin


Yazarın Yazdığı Tüm Makaleler
Yazarın Yazdığı Tüm Makaleler İçin Tıklayınız.
Epilepsi Nedir? Konusunda Ziyaretçi Görüşleri

Neslihan Altunok dedi ki;
Ben 98 1 Haziranda beynimde kist,beyinde su toplanması nedeniyle hastanenin kapısında yere yığıldım.Senelerce başağrısndan şikayetçiydim.Fakat;baş ağrılarımın yorgunluktan,stresten olduğunu sanıyordum.Meğer değilmiş,çok daha ciddiymiş.9 ay sonra tekrar sırtımımın ortasındaki ağrı nedeniyle doktora gittiğimde boynomda 4.ventrükülde tıkanma sebebiyle su biriktiği ve bir an önce şant takılması gerktiği söylendi.99 17 Nart ta tekrar 3.operayonu geçirdim ve beynimin sağ üst tarafından idrar torbasına kadar inen bir hortumla şant takıldı.Halen o günden beri nöbet ilacı kullanıyorum 11 yıla yakındır.Bir ilaca bağımlı yaşıyorum ne kadar devam edeceğinide bilmiyorum.2003 ten beri nöbet geçirmiyorm.Bundan önce ara ara 4 kez sanırım nöbetim oldu.Yukarda nöbet çeşitlerini okurken TONIK KLONİK nöbet olduğunu öğrendim.Doktorum AJLAN ÇERÇİ ondan ve tüm Göztepe Eğitim ve Araştırma Hast.Beyin Cerrarhi servisine beni yeniden dünyaya getirdikleri için binlerce teşekkür ederim.Sayın Nejat IŞIK'a,sayın şu an emekli olan MÜFİT hocaya ,Sayın ERALP beye,ÇETİN beye,MUSA beye,k.ÇETİN(ÇAKIR GÖZlü) beye,SALİH beye,Musa beye bana emeği geçen bütün doktorlarıma bir teşekkürü borç bilirim.Hepsinin ellerinden öpüyorum.Benim merak ettiğim bir soru;bu şantın beynimde kalmasının bir sakıncası olup olmadığı ve ne kadar kalacağı.Bir diğer sorum;şu anda 35 yaşındayım.Eğer ki evlenirsem akraba evliliğinden özürlü çocuk olma ihtimalinin ne kadar yüksek olduğu.(Böyle birşey duymuştum tv den)Sorularıma bir yanıt alabilirsem çok sevinirim.
02.01.2011

Cesur Demirhan dedi ki;
merhaba ben 4 yıldır düşüyorum nöbt geçiriyorum başta ilk önce ensemde bi ağırlık hisediyorum ondan sonra nöbetimi geçiriyorum nöbetsaatlerim 1-1 bocuk saatler arası sürüyor kendime gelemiyorum çok yorgun oluyorum hiç bişi hatırlayamıyorum çok zor bişi
06.12.2010

Suat Kara dedi ki;
mrb benim 45 günlük bir kız bebeğim var kızım epilespi belirtileri gibi bi hastalı ğı var ve adını tıpda sturge waber ama ben ne olduğunu bulamıyorum bana yardım cı olabilir misiniz
21.10.2010

Fatma Kurkaya dedi ki;
benim bebeğim 5aylık 18 günlükkn soğuk hawaleleri başladı tonik kronik olarak beyninin bir tarafı büyük değeri küçük lumunelettenlebaşladık sabril eklendi şimdi depakine başlandı lumuneletteni kesiyoruz düzelme şansı warmı yoksa bile nekadar zarar görbilir 21 yaşında bir anneyim bebeğim herşeyim ameliyaat söz konusu olabilir neolur ban yol gösterin umut olun bebeğime
01.10.2010

Siz de Görüşünüzü Yazın
Bu kısma sadece yorumlar yazılabilir. Soru sormak istiyorsanız buraya tıklayın.
Adınız Soyadınız:
Yorumunuz:
İlgili Diğer Yazılar
Bayılmayı Hafife Almayın
Bayılmayı Hafife Almayın
Beynin Gizli Sırrı: Sara Hastalığı
Beynin Gizli Sırrı: Sara Hastalığı
Dalgınlığın Sebebi Epilepsi Olabilir
Dalgınlığın Sebebi Epilepsi Olabilir
Epilepsi Hastalığı Anne Olmaya Engel Değil
Epilepsi Hastalığı Anne Olmaya Engel Değil
Hava Değişimleri Baş Ağrısını Tetikliyor
Hava Değişimleri Baş Ağrısını Tetikliyor
Konuyla İlgili Sorular
İlgili Forum Konuları
BU SAYFAYI PAYLAŞ Facebook'ta paylaş

SAĞLIK HABERLERİ Tüm Haberler Sağlık Haberleri Rss

FOTO GALERİ Tüm Foto Galeriler
Karaciğeri Temizleyen Yiyecekler
Karaciğeri Temizleyen Yiyecekler
Hindistan Cevizi Nelere İyi Gelir?
Hindistan Cevizi Nelere İyi Gelir?
Kırmızı Narın Mucizevi Faydaları
Kırmızı Narın Mucizevi Faydaları
Viagra
Viagra'dan 100 Kat Etkili İçecek

SAĞLIK VİDEOLARI Tüm Videolar
Sağlık Video Kepçe Kulak Ameliyatı İçin En Uygun Zaman Kepçe Kulak Ameliyatı İçin En Uygun Zaman Sağlık Video Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilmeniz Gerekenler Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Sağlık Video Hipertansiyon Hakkında Bilinmeyenler! Hipertansiyon Hakkında Bilinmeyenler! Sağlık Video Diş Beyazlatma Ne sıklıkla Yapılmalıdır? Diş Beyazlatma Ne sıklıkla Yapılmalıdır?

 

[Hata Bildir]