Fotoğraf İçin Akıl Hastanesine Yattı, Picasso'yla 3 Gün Geçirdi! İşte Ara Güler'in Unutulmaz Anıları
|
| |
|
Sinema şirketi yanınca, babam beni hikaye yazıyorum diye Yeni İstanbul Gazetesi'nde işe soktu. 1950'de muhabir oldum. Ondan sonra da b*ku yedim; işte bugüne kadar geldim. Tabii, o günleri çok iyi hatırlıyorum. Yıl 1955. "Halk Oyunlarını Yayma ve Yaşatma Kurumu" vardı. Açıkhava Tiyatrosu'nda bir gösteri olacaktı. Benim vazifem de gidip fotoğraf çekmekti. Neyse ben çıktım yola, İstiklal Caddesi'nde yürüyorum. Bir de ne göreyim? Camı çerçeveyi indiriyorlar her yerde.
Ne yaptın peki?
Taksim Sineması'nın karşısında balkonu olan bir kahvehane vardı. Hemen oraya sığındım. Dışarda o ona bağırıyor, camlar kırılıyor, tüm dükkanlar yağmalanıyor; anlayacağın tam bir kaos. Millet dükkanların vitrinlerinden içeri dalıp yeni elbiselerle çıkıyordu. Kocaman herifler 3 paltoyu birden üstlerine giyiyorlardı. Soygun oldu, resmen soygun!
712756 / 3596141
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|