 |
Türkiye'de yapılan bir araştırmayla, kandaki pıhtılaşmanın başrol oyuncularından bir genin geçirdiği mutasyona, ilk kez bir antik toplulukta, Urartu Krallığı'na ait insan kalıntılarında rastlandı.
|
|
 |
HACETTEPE Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özaltın ve ekibi, çocuklarda böbrek yetmezliğine neden olan 'TBC1D31' isimli yeni bir geni tanımladı. Yapılan araştırmada, bu genin böbrek ve idrar yollarında doğuştan anormalliklere sebep olduğu ortaya konuldu. Bu genin anne karnında böbrek gelişiminde kritik bir rolü olduğu ve ileride tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği belirtildi.
|
|
 |
Harvard Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı, şizofreni hastaları ve sağlıklı bireylerden toplanan kan örneklerini inceleyerek şizofreniye neden olan hücrelerin erken gebelik döneminde ortaya çıkabileceğini gösterdi. Araştırmada, düzensiz beyin hücrelerinin şizofreniye yol açabileceği ve komplike hamileliklerde şizofreniyle ilişkili genlere rastlandığı belirlendi. NRXN1 ve ABCB11 adlı iki genin değişikliklerinin şizofreninin genetik mimarisine katkıda bulunabileceği ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
|
|
 |
Glasgow Üniversitesi'nden bilim insanları, kuş gribinin insanlara bulaşmasını engelleyen geni tespit ettiklerini duyurdu. BTN3A3 adlı genin, kuş gribine karşı önemli bir savunma olduğu belirtildi. Kuş gribinin nadir durumlarda insanlara bulaştığı ve İspanyol gribi virüsünün bir kuş gribi suşundan ortaya çıktığı ifade edildi. BTN3A3 geninin insan hücrelerinde kuş gribinin üremesini bloke edebildiği ortaya kondu. Ayrıca, BTN3A3 geninin 'engelleyici etkilerinden kaçmasına' izin veren genetik bir mutasyona sahip olan H7N9 adlı kuş gribi virüsü de belirlendi.
|
|
 |
Yapılan araştırmada, bağırsak mikrofaunasında ürik asit tüketen bakterilerin, kalp damar hastalıkları ve gut hastalığının muhtemel tedavisinde kullanılabileceği ortaya çıktı. Araştırmada, yaklaşık bin kişinin damar tıkanıklığı ve ürik asit seviyeleri ile sindirim kanalındaki mikrobiyal faunası incelendi. Bakterilerde ürik asit tüketimi sırasında faaliyete geçen genler tespit edildi ve ürik asitleri tüketmek için gerekli genin laboratuvarlarda yaygın bulunan bakterilerden elde edilebileceği kaydedildi. Araştırmanın yazarlarından Prof. Federico Rey, keşfin yeni tedavilerin bulunmasına yardımcı olacağını ifade ederek, gelecekteki çalışmalarında kalp damar hastası hayvanları gen nakliyle tedavi etmeyi planladıklarını belirtti.
|
|