 |
AFAD, Karadeniz'de yaşanan boğulma vakalarının çoğunluğunda etkili olan rip akıntısına karşı vatandaşları tedbirli olmaya çağırıyor. Rüzgarlı havalarda dalgalı denize girmemeyi tercih etmek, cankurtaran ve sağlık ekibi bulunan sahil ve plajları tercih etmek, çocukları denizdeyken gözlerini onlardan ayırmamak ve denize deniz kıyafetleriyle girmek gibi önlemler alınması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, rip akıntısına yakalanan kişilerin kıyıya paralel bir şekilde sağa-sola doğru yüzerek kendilerini kurtarabileceklerini ifade ediyor.
|
|
 |
Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi 6'ncı sınıf öğrencileri, Efeler Belediyesi'ni ziyaret etti. Efeler Belediyesi ile ADÜ Tıp Fakültesi arasında imzalanan eğitim iş birliği protokolü gereğince, ADÜ Tıp Fakültesi'nde eğitim gören son sınıf öğrencileri, Efeler Belediyesi'ni ziyaret etti. Başkan Atay, öğrencilerle sohbet ederek onlardan destek istedi.
|
|
  |
"Acilen klinik testlere alınmalı" diyerek önerdiği ilacın Fransa ve Yeni Zelanda'da zaten uygulandığı eleştirilerine maruz kalan Prof. Dr. Ercüment Ovalı, "Proje dünyada deneniyor olsa da biz onlardan 15 gün önce başladık" dedi.
|
|
  |
- 3D tasarımcılar sağlıkçılar için seferber oldu Siperli maske üretimine başladılar Koronavirüs salgınına karşı mücadeleye destek veren birçok gönüllü oluşum var. Onlardan biri de 3 boyutlu yazıcılarıyla, sağlık personellerinin siperli maske ihtiyacını karşılamaya çalışan "3 Boyutlu Destek" grubu.
|
|
  |
Türkiye'de ilk koronavirüs vakasının görülmesinin ardından, Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara yaptığı açıklamada, "Bizde 1 vaka var ve onun tüm temas ettiği kişiler kontrol altında tutuluyor. 14 gün boyunca izolasyon altında tutulacağı için onlardan başkasına bulaşmasını beklemiyoruz" ifadelerini kullandı.
|
|
 |
Çıldırmış olan adamın elindeki tabakta 10 tane ölü ''fare''var. Garip adam lezzetli bir içecek yapıyor edasıyla fareleri teker teker karıştırıcı robota koyup, onlardan içecek hazırlıyor. İğrenç içeceği içtikten sonra verdiği tepki ise herkesi şaşırtıyor. Kameraya çok güzel işareti yaparak içeceği '' Milkshake'' e benzetiyor.
|
|
 |
Ağrı'da 25 yıl önce merakla başladığı arıcılık mesleğini büyük bir aşk ve sevgiyle yapan Mehmet Sait Biçmen, her yıl bin bir emekle baktığı arılardan binlerce verim alıyor. Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Yukarı Gözlüce köyünde yaşayan 56 yaşındaki Mehmet Sait Biçmen, bir dergide görüp merakla başladığı arıcılık mesleğinde başarılar elde ederek 1999 yılında yapılan bal yarışmasında İl birincisi oldu. 70 tane kovanı bulunan Biçmen, Ağrı'nın Avrupa Birliği tarafından şifalı bitkiler konusunda seçildiğini ifade ederek ürettiği ballarda hiçbir katkı maddesinin olmadığını dile getirdi. Arıcılık mesleğinin kendisi için özel bir yeri olduğunu dile getiren Mehmet Sait Biçmen'in, binbir emek ve alın teriyle ilgilendiği arılardan aldığı ballara ise kızı ve damadı aralarındaki aşktan dolayı 'Gülbal' adını verdi. 24 yıl önce merakla ve Karadeniz bölgesinden gelen arıcılardan ilham alarak arıcılık mesleğine başlayan Mehmet Sait Biçmen, gözü gibi baktığı arılardan hiçbir katkı maddesi olmadan bal aldığını ifade ederek, 'Biz arıcılık işine 25 yıl önce başladık. Hem bi dergiden okumuştum hem de Karadeniz'den gelen arıcılardan ilham aldık. Onlardan da bir şeyler öğrendik. Küçük kovan başladık sonra büyüttük. Akıştıkça çeşitli yerlere gittik. 1999 yılında da bal yarışmasında Ağrı'da il birincisi oldum. Çünkü ben hiçbir şekilde hiçbir katkı kullanmıyorum. Biz helal lokma peşindeyiz öyle olmak zorundayız. Arıcılık çok güzel bir meslek. Avrupa Birliğinden gelen mühendislerin toplantısına katıldık, dediler ki biz doğuda her bölgeyi bir konuda seçtik. Ağrı'yı da şifalı bitkiler konusunda seçtik. Çünkü Ağrı'da hiçbir kimyasal madde olayı yok. Her şeyi organik ve güneşi çok.' dedi.
|
|