 |
Koronavirüs salgını nedeniyle evden çıkamayan vatandaşlar raf ömrü uzun olan makarna, pirinç, un, şeker gibi besinlere yöneldi.
|
|
  |
Öğrencilerin tasarladığı dolap aşıları hem koruyor hem de enerji tasarrufu sağlıyor -Yozgat'ta orta oku öğrencileri tarafından geliştirilen özel dolap hem aşıları koruyan hem de yüksek enerji tasarrufu sağlıyor Yozgat'ta ortaokul öğrencileri tarafından, döner raf sistemi ve kapak içerisinde...
|
|
 |
Son dakika: Sağlık Bakanlığı, BioNTech aşılarının son kullanma tarihinin geçtiği iddialarını kesin bir dille yalanladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Dünya Sağlık Örgütü onaylı Paul Ehrlich Enstitüsü tarafından BioNTech aşılarının raf ömrü 9 aya çıkarılmıştır." denildi.
|
|
 |
Çin tuzu, bağımlılık yapıcı özelliğinin yanı sıra vücuda verdiği ciddi zararlardan dolayı sağlık uzmanlarınca tehdit olarak görülen maddeler arasında yer alıyor. Yapılan araştırmalarda, yemeklere lezzet vermek ve gıdaların raf ömrünü uzatmak için sıkça kullanılan ve Çin tuzu olarak bilinen monosodyum glutamatın (MSG) sinir sistemini bozduğu ve vücutta iltihabi reaksiyonlara neden olduğu ortaya çıktı.
|
|
 |
Birçok kozmetik ve kişisel bakım ürününün de raf ömrünü uzatmak için kullanılan kimyasal maddelerin genel adının paraben olduğuna ve yapılan araştırmalarda birçok tümör hücresinde paraben tespit edildiğine dikkat çeken Doç.Dr. Ali Balevi, "Günlük hayatta çokça kullanılan ürünlerin içeriğinde paraben bulunabiliyor. Parabenin oluşturduğu zehrin birikmesiyle olan kanser hastalıklarının başında meme kanseri geliyor." dedi.
|
|
 |
Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar: "Tavuk yemeyin, çocuklarınıza da yedirmeyin. Raf ömrü uzatılan yeni nesil beslenmeler içinde 40 günlük piliçleri tavuk edası ile piyasaya sunanlar piliç diyerek civcivleri yediriyorlar" dedi.
|
|
 |
Hemen hemen her ambalajlı ürünün raf ömrünü uzatmak için kullanılanlar insan sağlığına çok ciddi zarar veriyor. İşte bu nedenle gıda alışverişinizde dikkat etmeniz gereken noktalar var.
|
|
  |
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde çalışan Diyetisyen Ferhan Coşkun, bulyonların içerisinde yüksek miktarda tuz bulundurmasından dolayı kalp damar hastalıklarına, hipertansiyona ve böbrek hastalıklarına yol açtığını dile getirdi. Uzmanlar, yemeklerde lezzet katabilmek kullanılan ve içerisindeki koruyucu maddeler sayesinde uzun raf ömrü bulunan bulyonların, insan sağlığını tehlikeye attığına dikkati çekiyor. Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde çalışan Diyetisyen Ferhan Coşkun, tavuk eti ve kırmızı etin çeşitli ekstraktlarıyla hazırlanan aroma vericilerin olası zararları hakkında İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, bulyonların içerdikleri yüksek sodyum oranından dolayı kalp damar hastalıklarına, hipertansiyona ve böbrek hastalıklarına yol açtığını söyledi. 'Çin Tuzu olarak bilinen Monosodyum Glutamat, çeşitli hastalarda alerjik reaksiyonlara, kızarıklık ve baş dönmesine sebep olabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün günlük tuz tüketimin 5 gramın altında tutulmasını önerdiğini dile getiren Coşkun, 'Çin Tuzu' olarak bilinen Monosodyum Glutamat, çeşitli hastalarda alerjik reaksiyonlara, kızarıklık ve baş dönmesine sebep olabilmektedir. En önemlisi raf ömrünü uzatmak ve lezzet stabilitesini sağlamak amacıyla kullanılan Yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler, koruyucular gibi katkı maddeleri insan sağlığı üzerinde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Uzun dönemde de çeşitli başka hastalıklara neden olabileceği bilinmektedir. Sağlık açısından bir diyetisyen gözüyle baktığımda en iyi olan bulyon tüketmek yerine evde kendi tavuk ve et sularımızı üretip bunları çeşitli sebzelerle çeşnilendirip yemeklerimizde besleyici düzeyi yüksek ürünler elde etmektir' diye konuştu. Bulyonun içerisinde bulunduğu sodyum oranından dolayı tansiyonu yükseltebildiğine ve böbrek hastalıklarını ilerletebildiğine dikkati çeken Coşkun, hipertansiyon ve diyabet gibi kronik rahatsızlık yaşayanların bulyon kullanımından kaçınmasını önerdi.
|
|