 |
KADIN cinayetleri, kadına yönelik taciz ve şiddet olayları medyanın gündeminde yer almaya devam ederken, bu olayların faillerinin neredeyse tamamının erkekler olduğu görülüyor.
|
|
 |
Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde bir genç kızın minibüs şoförü tarafından sözlü tacize uğradığı iddiasıyla yaşanan olayda, kızın ağabeyi ve yakınları şoförü darp etti. Darp edilen kişi, başka bir minibüse bindirilerek olay yerinden uzaklaştırılmak istendi ancak freni boşalan minibüs uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtuldu.
|
|
 |
İstanbul'da bir ambulans şoförü, hastayı evine götürdüğü sırada trafikte bir sürücü tarafından taciz edildiğini anlattı. Sürücü, ambulansın hızlı gittiğini iddia ederek hasta olup olmadığını görmek istedi. Olay cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
|
|
 |
Tunceli'nin Pertek ilçesinde kadın hastası ve hastane personeline cinsel tacizde bulunduğu suçlamasıyla tutuklanıp yargılandığı davada beraat eden Pakistan uyruklu doktor İsmail H., aynı hastanede yeniden göreve başladı. Bu duruma tepki gösteren ilçe halkı, sivil toplum kuruluşları ve kadın örgütleri eylem yaptı. İl Sağlık Müdürlüğü'ne yapılan şikayetler sonucu İsmail H.'ye daha önce de maaştan para kesme cezası verilmişti. İsmail H.'nin mesleğini kullanarak kadın hastaları taciz ettiği iddialarıyla ilgili olarak ihraç edilmesi ve yargılanması talep ediliyor.
|
|
 |
ABD'de Harvard Üniversitesi'nden yapılan bir araştırma, çocuklarda cinsel tacizin etkisinin sadece psikolojik travmayla sınırlı kalmadığı ve DNA'larında çocuklarına bile aktarabilecekleri değişikliklere neden olduğuna işaret ediyor.
|
|
 |
Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar, "Dijital tacize karşı adalet mekanizmasını harekete geçirin ki size hakarette bulunan kişi cezasını çekebilsin" dedi.
|
|
 |
Kadına yönelik şiddeti reyting malzemesi olarak kullanmak, tecavüzü pornografik olarak sunmak, mizah ve komedi malzemesi yapmak da bu tecavüze ortak olmaktır!
|
|
 |
Diyarbakır'da Çınar Devlet Hastanesi ve İlçe Emniyet Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleştirilen hasta yakınından doktora ve hastane personeline taciz ve saldırı tatbikatı, gerçek bir saldırıymış gibi yaşandı. Tatbikat sırasında hasta yakını, doktora sözlü saldırıda bulunarak hastane personelini rehin aldı. Güvenlik personeli ve polis ekipleri müdahale ederek şahsı gözaltına aldı. Tatbikat, gerçek bir saldırıymış gibi başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.
|
|
 |
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun yayımladığı rapora göre, Amerika kıtasında yaşayan Afrika kökenli hamile kadınlar, sağlık hizmeti alımında sistemik ırkçılık ve cinsiyetçiliğe maruz kalıyor. Raporda, Afrika kökenli kadınların doğumda ölme olasılıklarının yüksekliğinin, kötü yaşam tarzı seçimlerine veya kalıtsal yatkınlıklara atfedilmesinin yanlış olduğu belirtiliyor. Ayrıca raporda, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarındaki sağlık sektöründe sistemik ve tarihsel bir ırkçı taciz modelinin etkili olduğu vurgulanıyor.
|
|
 |
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Çağlar, çocuklarla cinsel taciz ve tecavüz konularını utanmadan, çekinmeden konuşmak gerektiğini söyleyerek, "Çocuğun bedenini, özel bölgelerini güzel ve detaylı bir şekilde ona anlatmak çok önemli, buna mahremiyet eğitimi diyoruz.
|
|
 |
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), ülkede her 5 kadından birinin, hamilelik ve doğum sonrası dönemde bakım için gittiği sağlık merkezlerinde kötü muameleye maruz kaldığını belirtti. CDC'nin yayımladığı raporda, hamilelikte kadın ölümleri ve doğum öncesi ve sonrası bakım için başvurulan sağlık merkezlerinde ayrımcılığa ve kötü muameleye dikkat çekildi. Raporda, kadınların fiziksel mahremiyetin ihlali ve sözlü taciz gibi kötü muameleye maruz kaldığı, siyahi, Latin Amerika kökenli ABD vatandaşı ve melez kadınlarda kötü muamele oranının yüzde 30'u bulduğu belirtildi. Ayrıca, kadınların yüzde 40'ının ayrımcılığa uğradıklarını şikayet ettiği ve yüzde 45'inin endişelerini uzmanlarla paylaşmaktan çekindiği ifade edildi. CDC yetkilileri, bu durumun kabul edilemez olduğunu ve önlem alınması gerektiğini vurguladı.
|
|
 |
ABD Göç ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) gözaltı merkezlerinde tutulan göçmenlerin, gerekli tıbbi bakımdan yoksun, güvenli olmayan, sağlıksız şartlarda yaşadıkları ve tacize uğradıkları ortaya çıktı. İç Güvenlik Bakanlığına bağlı Sivil Haklar ve Özgürlükler Dairesi tarafından söz konusu merkezlerdeki insan hakları ihlallerini soruşturmakla görevlendirilen uzman müfettişler, 1600 sayfalık gizli bir rapor hazırladı. Rapor, ICE merkezlerinde tutulanların içinde bulunduğu şartları ve yaşadıkları zorlukları detaylı bir şekilde ortaya koydu. Müfettişler, tıp, ruh sağlığı, güç kullanımı ve çevre sağlığı gibi konularda özel uzmanlığı olan kişilerden oluşuyordu ve merkezlerde tıbbi ihmalin olduğunu tespit etti. Ayrıca, tutukluların güvenli olmayan ve pis ortamlarda kaldığı, ırkçı taciz vakalarının yaşandığı ve bazı durumlarda ölümlere yol açan sıkıntılı uygulamaların gerçekleştiği belirtildi. Raporda yer alan örnekler arasında, tıbbi takip randevusu olmayan bir kişinin açık yarayla tutulması, astım hastasının acil tıbbi yardım talebinin görmezden gelinmesi ve akıl hastası birinin çıplak arama yapılması gibi durumlar yer aldı. Raporda, bu uygulamaların insanlığın temel ilkelerini ihlal ettiği ve barbarca olduğu vurgulandı. Habere göre, hem eski ABD Başkanı Donald Trump hem de Joe Biden yönetimi, bu raporu paylaşmaktan kaçınmıştı. Ancak, Bilgi edinme özgürlüğü yasası kapsamında dava açan Ulusal Halk Radyosu (NPR), federal yargıcın kararıyla rapora erişebildi.
|
|