Okula Giden Çocuklar İçin Anne Babalara 10 öneri!

Okula Giden Çocuklar İçin Anne Babalara 10 öneri!

Okulun ilk zamanları oldukça önemlidir... Bu günleri sorunsuzca atlatmak, biraz da anne babaların elinde...

Çocuğun okula başlama sürecinde rahat olması ya da yaşadığı sorunları kolayca atlatabilmesi hem çocuk hem de aile için önemli bir uyum göstergesi. Okulun ilk günlerinde ciddi problemler yaşayan ve bunlarla doğru bir şekilde başa çıkamayan aileler ileride de benzer sorunlarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Bazıları tarafından çocuk şımarıklığı gibi nitelendirilen bu hareketler zaman geçtikçe azalmak yerine artabiliyor. Özellikle okulun ilk günlerinde sadece çocuğun değil tüm ailenin davranışlarına özellikle dikkat etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde küçük gibi görünen bu sorunlar ileriki dönemde psikolojik sorunlar olarak çocuğun karşısına çıkabiliyor. Bu durumda da en önemli görev anne babalara düşüyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Emel Bellibaş, okula başlayan ailelere özel önerilerde bulunuyor.

Anne babaların yapması gerekenler

1-    Çocuğunuzun endişelerini saçma bulmayın

Okula ilk kez gidecek çocuğun bu durumdan endişe duyması ve çekingenlik göstermesi çok doğal. Öncelikle onun yaşadıklarını anlayıp bu durumu "saçma” bulmadığınızı ona anlatın.  Okulu çocuğunuzun büyümesiyle ve artık eğitime hazır hale geldiğiyle ilişkilendirin; ona, "Artık okula gidecek kadar büyüdün, bu beni çok sevindiriyor " tarzında güzel ve rahatlatıcı cümleler kurun.

2-    Önce kendinizi hazır hissedin

Çocuğunuzun okul dönemi geldiğinde önce sizin buna hazır olmanız gerekiyor. Unutmayın ki sizin ruh sağlığınız en az çocuğunuzunki kadar önemli. "Bu haliyle okulda ne yapacak? Ezerler onu " ya da "Benden nasıl ayrılacak? Hiç ayrılmadık ki… " şeklindeki endişelerinizi ve ayrılma sürecindeki zorlukları çocuğa yansıtmanız uyum sürecini zorlaştırıyor.  

3-    Okula başlamadan önce yemek ve uyku saatlerini düzene sokun

Okul hazırlığınızı son güne bırakmayın. Mümkünse okul başlamadan bir süre önce çocuğunuza okula gideceğini söyleyin. Ayrıca çocuğunuzun yemek ve uyku saatlerini de düzene sokun. Okul öncesi dönemde çocuklar, canları istediğinde yemek yiyor, uykuları geldiğinde yatağa gidiyorlar. Okulun başlamasıyla birlikte çocuk bir sürü kuralla karşı karşıya kalıyor. Karşılaştığı bu kurallar onu strese sokuyor. Çocuğun bu stresini azaltmak için okula başlamadan önce belli saatlerde yemek yeme, oda toplama, televizyon izleme ve uyku gibi ihtiyaçlarını düzene sokun.

4-    Çocuğunuzu ilk gün mutlaka okula gönderin

Okulun ilk haftasına sarkan tatil planları yapmayın. İlk gün çocuğun okulda bulunması çok önemli. Başlangıçta diğer çocuklarla benzer duyguları yaşadığını görmek çocuğu rahatlatıyor.

5-    Okulun ilk günlerinde çocuğa çok kalabalık eşlik etmeyin

Okulun ilk günlerinde çocuğa anne veya baba eşlik edebiliyor. Ancak anneanne, babaanne ya da dedelerin de okula gelmesi anlaşılır bir durum olmakla birlikte çocuk açısından çok doğru değil. Bir çocuğun başında altı- yedi erişkinin olması durumu doğal olmaktan çıkarır. Ayrıca çocuğa aşırı özen göstermek okula uyumunu zorlaştırabilir.

6-    Okula gitmeyi pazarlık konusu haline getirmeyin

Çocuk okula gitmek konusunda isteksiz de olsa bunun mümkün olmadığını belirtin. Bu durumu bir pazarlık konusu haline getirmesine izin vermeyin.

7-    İlk günler okul bitiş saatinden biraz erken okula gidin

İlk günlerde bitiş saatinden biraz önce okulda olmanız çocuğunuzun kaygılanmasını engelliyor. Hatta öğretmeninden izin alıp çocuğunuzu zil çalmadan biraz önce de okuldan alabilirsiniz. Gecikecekseniz ya da onu okuldan bir başkası alacaksa bunu açıkça söylemekten çekinmeyin. Oyun kurmak, yalan söylemek belki o günü kurtarıyor. Ancak uzun vadede iletişiminizi bozuyor.

8-    Çocuğunuz okula gittiği için onu ödüllendirmeyin

Hiç kuşkusuz bir ebeveyn için çocuğu öğretmenine emanet edip okuldan uzaklaşabilmek çok da kolay değil. Bunu çocuğunuza hissettirmeyin. Veda anını uzatmayın ve durup durup sarılmaları sınırlandırın. Okula gittiği için çocuğunuzu asla ödüllendirmeyin. Sadece çocuğunuzun gerçekten büyüdüğünü gördüğünüzü, onunla gurur duyduğunuzu ve her zaman yanında olacağınızı ona anımsatın.

Bu davranışlardan kaçının

Çocuğunuzun sorularını cevapsız bırakmayın; gerekli olan açıklamaları mutlaka yapın. Çocuğun sorularına yanıt vermemek, konuyu yok saymak veya ertelemek çocuğun kafasındaki soru işaretlerini daha da artırıyor.

Çocuğunuza acımayın. Çocuğunuza “Okula gitmek zorunlu. Biz de seni aslında onun için okula gönderiyoruz.” tarzında bir düşünceniz olduğunu asla yansıtmayın.

Onun için endişelenmeyi bırakın. Yoğun endişe yaşamanız çocuğunuzun da endişe duymasına neden olabiliyor.

Çocuğunuzu rahatlatmak adına fazla ve gereksiz ayrıntılara girmeyin.

Okulu gereksiz ve zamansız ziyaret etmeyin. Fazla yapılan ziyaretleri öğretmenleri de huzursuz edebiliyor.

Okuldan korkan ya da okul söz konusu olduğunda sıkıntı duyan, karnı ağrıyan, bulantı veya kusması olan çocuğu bu yakınmaları nedeniyle okula göndermemezlik yapmayın.

Organik bir sorunu olmamasına rağmen uzun raporlar almayın. Çocuk rahatlasın diye uzun tatillere götürmeyin.

Çocuğunuzun okul korkusuyla dalga geçmeyin. "Evet haklısın, orada koca koca canavarlar var, belki de seni yerler " gibi cümlelerle hem çocuğun durumunu anlamadığınızı göstermiş olur hem de korkuyu pekiştirirsiniz.

Okula yanlış başlangıç ergenlik dönemi sorunlarına neden olabiliyor

Çocuğun okula devamının sağlanamaması, akademik, sosyal ve duygusal gelişiminde sorunlar yaşamasına neden olabiliyor. Çocuğunuz okula gitmediğinde zihinsel kapasitesini geliştiremiyor, temel akademik becerileri kazanamıyor. Ayrıca sosyal yönden de sorunlar yaşıyor. Yaşıtlarıyla sağlıklı ilişki kurmakta zorlanabiliyor. Öğretmeni ve okuldaki diğer erişkinlerle uyum sağlayamaması, ebeveynleri dışındaki erişkinlerle de ilişki kurmamasına neden olabiliyor. Bu uyumsuzluk ergenlik döneminde de iletişim kuramama sorunuyla yeniden gündeme gelebiliyor. Okuldan, sosyal çevreden uzaklaşan çocuk bir süre sonra performans kaygısı yaşayabiliyor, içe dönüklüğü artabiliyor, kendine akademik hedefler koymaktan kaçınıyor ya da hedeflerini küçültüyor. Yalnızlık duygusunda artışla birlikte evden çıkmayan, internete bağımlı ergenler halini alabiliyorlar. Vücut algılarında bozulmalar, yeme bozuklukları, obezite, öfke patlamaları da bu çocuklarda sık görülüyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi

Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı

Dr. Emel Bellibaş

Kaynak:Womenist.net

21.09.2012 - 11389



Siz de Görüşünüzü Yazın
Bu kısma sadece yorumlar yazılabilir. Soru sormak istiyorsanız buraya tıklayın.
Adınız Soyadınız:
Yorumunuz:
İlgili Diğer Yazılar
Ders Zili Çaldı Ebeveynler Dikkat!
Ders Zili Çaldı Ebeveynler Dikkat!
Okul Öncesi Dönemde Kaygı Bozukluğu Çocukların Psikolojisini Bozuyor
Okul Öncesi Dönemde Kaygı Bozukluğu Çocukların Psikolojisini Bozuyor
Çocuk Gelişimi İçin Doğru Oyuncak Şart
Çocuk Gelişimi İçin Doğru Oyuncak Şart
Karne Sendromuna Karşı Aileler Ne Yapmalı?
Karne Sendromuna Karşı Aileler Ne Yapmalı?
Anne Karnındaki Bebeğin Psikolojisi
Anne Karnındaki Bebeğin Psikolojisi
Konuyla İlgili Sorular
İlgili Forum Konuları
BU SAYFAYI PAYLAŞ Facebook'ta paylaş

SAĞLIK HABERLERİ Tüm Haberler Sağlık Haberleri Rss

FOTO GALERİ Tüm Foto Galeriler
Hindistan Cevizi Nelere İyi Gelir?
Hindistan Cevizi Nelere İyi Gelir?
Kırmızı Narın Mucizevi Faydaları
Kırmızı Narın Mucizevi Faydaları
Viagra
Viagra'dan 100 Kat Etkili İçecek
Makyajsız Güzel Görünmenin Sırları
Makyajsız Güzel Görünmenin Sırları

SAĞLIK VİDEOLARI Tüm Videolar
Sağlık Video Kepçe Kulak Ameliyatı İçin En Uygun Zaman Kepçe Kulak Ameliyatı İçin En Uygun Zaman Sağlık Video Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilmeniz Gerekenler Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Sağlık Video Hipertansiyon Hakkında Bilinmeyenler! Hipertansiyon Hakkında Bilinmeyenler! Sağlık Video Diş Beyazlatma Ne sıklıkla Yapılmalıdır? Diş Beyazlatma Ne sıklıkla Yapılmalıdır?

 

[Hata Bildir]

 

 

 

TWITTER'DA
TAKİP ET
twitter.com/Hastanecomtr