  |
Muğla'nın Bodrum ilçesinde başlayan "30. Uluslararası Biyofizik Kongresi"nde biyofizik, tıbbi biyoloji, fizyoloji, biyoloji, radyoloji, nükleer tıp bölümlerini ilgilendiren konular ele alınacak.
|
|
 |
Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, İzmit Körfezi'nin turkuaz renge bürünmesinin nedenini açıkladı.
|
|
 |
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Türkekul, 15 gün içinde arazide kendisini göstermeye başlayacak 'ölüm meleği' de denilen 'Amanita phalloides' ölümcül mantar türüyle ilgili uyarıda bulundu.
|
|
 |
Tüketilen ballara dikkat, kimyasal madde içerebilir Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
|
|
 |
ABD'de yaşayan İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Unutmaz, "sentetik biyoloji" kullanarak Kovid'e karşı geliştirdikleri ilaç adayının detaylarını anlattı.
|
|
 |
ABD'de yaşayan Moleküler Biyoloji ve Genetik Uzmanı Dr. Semir Beyaz, 'Irklara Dayalı İnsan Endometrium Hücre Atlası Projesi' ile rahmin yüzeyini kaplayan endometrium hücresinin gizemini çözecek.
|
|
 |
TOKAT Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Türkekul, doğal alanlarda toplanan mantarların yenmeden önce uzman kişilere teyit ettirilmesi gerektiğini söyledi.
|
|
 |
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Baysal, korona virüsün çoğalma mekanizmasını bozan bileşik bulduklarını, çalışmanın uluslararası bilimsel hakemli dergide yayımlandığı açıkladı.
|
|
 |
BOĞAZİÇİ Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Batu Erman, İngiltere'de ortaya çıkan ve tüm dünyanın gündemine oturan Kovid-19 mutasyonuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
|
|
 |
MOLEKÜLER Biyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile gerçekleştirilen toplantı sonrası koronavirüse karşı ülkemizde yerli aşı ve ilaç çalışmalarına hızla başlanacağını söyledi.
|
|
 |
Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi (ESOGÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayhancı, taş suyunun kanser hücrelerini önleyici etkisi olduğunu iddia etti.
|
|
 |
Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Satıl, kantaronun hafif güneş yanıklarına kullanılabileceğini, ancak güneş kremi yerine kantaron yağı kullanımı gibi bir hata yapıldığını söyledi.
|
|
 |
BALIKESİR Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Satıl, kantaronun hafif güneş yanıklarına kullanılabileceğini, ancak güneş kremi yerine kantaron yağı kullanımı gibi bir hata yapıldığını söyledi.
|
|
 |
İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde, kromozom sayısı, yetişme süresi gibi artılarıyla geleceğin tercih edilen deney hayvanı olarak da lanse edilen zebra balığıyla nanoteknolojinin etkileri araştırılacak.
|
|
  |
Eskişehir'de, akrep ve yılan zehirlenmelerine karşın serum üretecek tesis ALBİLA Serum Biyoloji·k Ürünler Sanayi· ve Ticaret AŞ'nin açılışı gerçekleştirildi.
|
|
 |
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Moleküller Biyoloji ve Genetik Bölümü Topluluğu (ULUGEN) tarafından "Kanser Genetiği ve Moleküler Biyolojisinde Güncel Gelişmeler Sempozyumu" düzenlendi.
|
|
 |
SAMSUN'da, 2006 yılında, babasını kanserden kaybeden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Gönül Solmaz'ın aynı yıl başladığı kanser araştırması, olumlu sonuç verdi.
|
|
 |
Moleküler biyoloji dalındaki gelişmeler ile kanser tedavileri artık kişiye özel. Bireyselleştirilmiş tedavi sayesinde aynı kanser türlerinde kişiye özgü tedavi planları çıkartılabiliyor.
|
|
 |
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü resmi ve özel liselerdeki görevli Biyoloji ve Sağlık Bilgisi dersleri öğretmenlerine yönelik organ bağışı ile ilgili bir bilgilendirme toplantısı düzenledi.
|
|
 |
YYÜ'den diyabet hastalarını umutlandırtan çalışma Otlu peynirde kullanılan 'Suh' bitkisi, diyabet hastalarına umut oluyor YYÜ Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümünde doktora yapan Dr.
|
|
 |
Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğrencisi Hatice Kübra Gökalp'ın kefir üzerinde yaptığı çalışmalar TÜBİTAK tarafından desteğe layık görüldü.
|
|
 |
Giresun Üniversitesi Biyoloji Bölümü Genetik ve Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kültiğin Çavuşoğlu: "Yapılan incelemelerde Karadeniz bölgesinde yüzde 50 oranında İngiliz mutasyonu etkin oluyor" "Dünya nüfusunun yüzde 75'i aşılanırsa pandemi sona erebilir"
|
|
 |
Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Tarım, Yaşam Bilimleri ve Biyoloji Kongresi, Balkan Kongre Merkezi'nde başladı. Kongrede tarım alanının geleceği ve çeşitli konular ele alınacak. Kongreye yurt dışından birçok akademisyen ve uzman katılıyor. TÜ Bitki Islahı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Balkan Tohumcular Birliği Başkanı Prof. Dr. Yalçın Kaya, kongrenin rekor katılımla gerçekleştiğini belirtti ve kongrenin 3 gün boyunca devam edeceğini söyledi.
|
|
  |
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Davut Alptekin, sivrisineklerin su birikintilerinde hızla üreyebildiğini ve ev ve iş yerlerinin önüne bırakılan su kaplarının bu üreme alanlarına dönüşebileceğini belirtti. Belediyelerin kış aylarında larvalarla mücadele ettiğini ancak yağışlar nedeniyle yapılan ilaçlamaların etkisiz hale geldiğini ifade eden Alptekin, halkın da duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Su kaplarının düzenli olarak değiştirilmesi ve su birikintilerinin kurutulması gerektiğini söyleyen Alptekin, aksi takdirde bir kap suda milyonlarca sinek üreyebileceğini belirtti.
|
|
  |
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Demir, 'Sarıkız' olarak bilinen örümceğin zehirsiz olduğunu açıkladı. Sarıkızın örümcek olmadığını belirten Demir, bu canlının insanlara zarar vermediğini ve kimyasal mücadeleye karşı olduğunu söyledi. Ancak, insanları rahatsız edildiğinde ısırabileceğini ve bu ısırmanın bazı olumsuz sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
|
|
 |
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Demir, sarıkızın insanı ısırdığı bölgede ette çürüme ve uzuv kaybına neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Sarıkızın sıkıştığında sıçrama özelliğine sahip olduğunu ve ısırması durumunda önceki beslenmesinde ağız bölgesinde kalan patojenleri insana bulaştırabileceğini belirten Demir, bu durumun bağışıklık sistemi tarafından tanınmayan bir mikrop olduğu için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Sarıkızın görüldüğü anda rahatsız edilmezse bölgeyi terk edeceğini de sözlerine ekledi.
|
|
 |
Amasya Üniversitesi'nden 4 akademisyen, Çorum Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde KOSGEB desteğiyle yürüttükleri projelerle çocuklara süt ve süt ürünlerini sevdirecek kırmızı ve sarı renklerde süt ürünleri üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında doğal gıda boyalarıyla renklendirilmiş, probiyotik açısından zenginleştirilmiş yoğurt, ayran, labne peyniri gibi süt ürünlerinin üretilmesi hedefleniyor. Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tuba Yıldırım, projenin amacının çocuklara süt ve süt ürünlerini sevdirmek olduğunu belirtti.
|
|
 |
Adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zülfü Yıldız, karayılanların tamamen zehirsiz olduğunu ve korunması gerektiğini belirtti. Karayılanların tarla faresi ve zehirli yılanlarla beslendiğini ve ekolojik denge için önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, karayılanların insanlara saldırmadığını ve ısırdığında da herhangi bir problem yaşanmadığını ifade etti. Vatandaşların karayılanları öldürmek yerine doğada yaşamalarını sağlamaları gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yıldız, karayılanların Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri'nin kıyısında sıkça görüldüğünü belirtti.
|
|
 |
Büyükşehirlerde yapılaşmanın artmasıyla yaşam alanları daralan ya da yok olan kuşların, evlerin balkonu ya da panjuruna, apartman merdiven boşluğuna, binaların çatısına, klima motoruna, iş yerleri tabelasına yuva yaptıkları sık görülür oldu. Ancak bu durum, kuş biti gibi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, yuva yapan kuşların evlerin içerisine gözle görülmeyecek büyüklükte küçük akar yaydığını ve bu akarların kan emme ihtiyacını insanlar veya evdeki evcil hayvanlardan karşıladığını belirtti. Prof. Dr. Çetin, yanlış ilaçlama nedeniyle zehirlenme durumlarına karşı da uyarıda bulundu.
|
|
 |
Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, yaz aylarındaki yağışların sivrisinek türlerinin üreme alanlarını genişlettiğini ve ilaçlamaların etkisini azalttığını belirtti. İklim değişikliğinin sivrisineklerin tam istediği bir ortam oluşturduğunu ifade eden Çetin, evlerdeki su kapları ve kovaların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Havaların ısınması ve yağışın kesilmesinin ardından 7-10 gün içerisinde türün tekrar baskı altına alınabileceği öngörülüyor.
|
|
 |
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Demir, Denizli, Muğla ve Manisa'nın Turgutlu ilçesinde görülen uğur böceği örümceği hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Demir, bu örümceklerin zehirli olmadığını ve tarım alanına zarar veren böceklerden beslendiği için faydalı olduğunu belirtti.
|
|
 |
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Demir, Denizli ve Muğla'nın ardından Manisa'nın Turgutlu ilçesinde görülen, zehirli olabileceği yönünde paniğe neden olan uğur böceği örümceğiyle ilgili, 'Bu örümcekler zehirli değildir ve öldürmez. Tarım alanına zarar veren böceklerden beslendiği için de oldukça faydası vardır' dedi.
|
|
 |
Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aybeke, tıbbi aromatik bitkilerin kontrolsüz kullanımının sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Aybeke, tıbbi aromatik bitkilerin pek çok faydası olduğunu ancak kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımın sağlık sorunlarına neden olabildiğini ifade etti. Aromatik yağların dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Aybeke, aksi takdirde cilt ve sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
|
|
 |
Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belgin Elipek, su kaynaklarına plastik ve benzeri organik olmayan maddelerin atılmasının suyun yapısını bozarak kirlettiğini söyledi. Elipek, su kaynaklarındaki organik olmayan atıkların suyun kendini temizleme kapasitesini aştığını ve suyun taşıma kapasitesinin aşılmasıyla tehlike başladığını belirtti. Su kaynaklarının korunması ve gelecek yıllarda su sıkıntısı yaşanmaması için tasarrufun önemine işaret eden Elipek, su kaynaklarının kirletilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
|
|
 |
Elazığ'ın Keban ilçesinde, nadir görülen kuzugöbeği mantarı, ilkbahardaki yağışların ardından kırsal bölgedeki evlerin bahçesinde yaygın olarak görülmeye başlandı. Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akın Temizer, sağanak yağışların doğada kendiliğinden yetişen bitki ve mantar türlerinin popülasyonunda ve çeşitliliğinde artış sağladığını belirtti. Ancak, bilinmeyen mantarların tüketilmemesi gerektiği uyarısında bulunuldu.
|
|
  |
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu, kimyasal içerikli bitkilerin bilinçsiz tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, bitkilerin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini ifade etti.
|
|
 |
Kovid-19'a ait verilerle birlikte mutasyon ve varyant kavramlarına ilişkin süreci değerlendiren Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Obakan Yerlikaya, literatürde SARS-COV-2 olarak adlandırılan Kovid-19'un insan hücrelerine daha sıkı bağlanmak ve kolay çoğalmak için mutasyon geçirdiğini söyledi. Yerlikaya, yaşanan değişimlerin virüsleri güçlü kılabileceğini ve bu gücün daha bulaşıcı olduğu uyarısında bulundu.
|
|
 |
Kıyafet üzerinden de ısırabilen Asya kaplan sivrisineği Güneydoğu Asya kökenli bir tür olmasına rağmen dünyanın farklı bölgelerinde de bulunabiliyor. Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Necla Birgül İyison ve ekibi biyopestitit geliştirmek için çalışmalara başladı.
|
|
 |
172 binden fazla koronavirüs vakasının tespit edildiği Endonezya'dan herkesi şaşkına çeviren bir açıklama geldi. Ülkenin en önemli kurumlarından Eijkman Moleküler Biyoloji Enstitüsü'nden, "Yeni vakalarda mutasyona uğrayarak daha bulaşıcı hale gelen fakat daha hafif geçirilen 'D614G' isimli bir virüs tespit edildi" açıklaması geldi.
|
|
 |
Virüsleri kullanarak bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı "silahlanmasını" sağlayacak araştırmaları yürüten Moleküler Biyoloji ve Genetik Uzmanı Dr. Tolga Sütlü: "Koronavirüs bir biyolojik silah değil çünkü virüsün genetik diziliminde insan eliyle yapılmış bir değişiklik saptanamadı.
|
|
  |
Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji/Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fatih Satıl bitki çayları ve zayıflama çayları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Vatandaşların kış soğuğundan korunmak için şifalı bitkilerin peşine düştüğünü belirten Prof. Dr. Fatih Satıl, şifalı bitkilerle hazırlanan kış çaylarının insan sağlığına olumlu etki yapabilmesi için bazı kriterlere sahip olması gerektiğini vurguladı.
|
|
 |
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliğince "Kentsel Karbon Ayak İzi Envanterlerinin Hazırlanması" konusunda 4-6 Ekim arasında İstanbul'da düzenlenecek toplantıda 67 belediyeye iklim...
|
|
 |
İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Apohan, TÜBİTAK destekli uzun süren çalışmaları sonucu kanser hücrelerini yok eden 3 yeni bileşik buldu.
|
|
 |
Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülgün Çakmak Arslan, fındık yağındaki bileşenlerin, kalp damar hastalıklarının riskini azaltmak, bazı kanser türlerini önlemek ve bağışıklık sistemini geliştirmek gibi faydalarının olduğunu bildirdi. Fındık yağı, bitkisel yağlar arasında en yüksek miktarda tekli doymamış yağ asidi ve E vitamini içeriğine sahip olduğu için insanlar için mükemmel bir besin kaynağıdır. Fındık yağı, natürel sızma zeytinyağıyla benzer şekilde oksidasyona karşı en dirençli ve en sağlıklı yağ olarak bilinmektedir. Bu nedenle fındık yağı, günlük diyete dahil edilmesi gereken bir yağdır ve sadece yemeklerde ve salata soslarında değil, kızartmalarda da kullanılabilir.
|
|
 |
Dünyada ilk ve tek olan ASC mikrokürecik teknolojisiyle oda sıcaklığında 30 gün dayanabilen aşı modeli tasarlayan ve patentini alan Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, geliştirdikleri yerli Kovid aşısıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Özören, "İlk set hayvan deneylerini tamamlandık. Aşının uygulanış şekline karar vermek için birkaç deneyimiz daha kaldı. Klasik aşılardaki gibi kas içi enjeksiyon ile deri altı uygulamasını denedik. Asıl amacımız burun ya da ağız yoluyla verilebilecek bir aşı. Bunun hayvan deneylerini de tamamladıktan sonra yaz başı gibi Faz 1 çalışmalarına geçmeyi planlıyoruz." dedi.
|
|
 |
Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Konuk, Koronavirüs salgını sürecinde moleküler biyoloji ve genetik bölümünün öneminin bir kez daha anlaşıldığına dikkat çekti.
|
|
 |
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sırrı Kar, kene ısırmasıyla ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının yaz aylarında etkisini artırdığını hatırlatarak, vatandaşların özellikle aşırı sıcaklarda dikkatli olmalarını istedi. Kar, kene ısırmasının KKKA hastalığına neden olduğunu, bu hastalıkta erken müdahalenin hayat kurtardığını söyledi. Kenenin vücuda yapışmasının ardından ilk 3 saatte hastalık riskinin çok düşük olduğunu ifade eden Kar, fark edilmesi durumunda keneye kesinlikle elle müdahale edilmemesi uyarısında bulundu. Uzman müdahalesi ile kenenin insan vücudundan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Kar, 'Kenelerin koparıldığı yerdeki kanamaya elle temas edilmesi bile gözle görülmeyen bir odaktan bile virüs girişine neden olur. İğne deliğinden daha küçük bir odaktan da olsa vücuda giriş yapan virüs hastalık yapar.' diye konuştu. KKKA hastalığına yol açan kenenin diğer kenelere göre daha büyük boyutlu olduğunu anımsatan Kar, vücuda yapışması durumunda fark edilebileceğini bildirdi. Özellikle tarım ve hayvancılık yapan vatandaşların daha fazla risk altında olduğunu dile getiren Kar, 'KKKA hastalığı riski aslında bahçesine bağına gidip gelen kişilerde daha çok oluyor. Vatandaşların mutlaka dönüşte bütün vücutlarını incelemeleri gerekir. Bu hastalığa neden olan büyük bir kenedir. Elle vücudunuza dokunduğunuzda bile fark edersiniz. Gözden kaçmasının imkanı yok. Keneyi görür görmez müdahale etmek gerekir. Kene bekledikçe virüs verir. İlk 3 saat risk çok düşüktür. 6 saat müdahale edilmeyen kene vücuda virüs enjekte eder. O nedenle üzerinizde bir kene varsa mümkünse bir sağlık kuruluşuna başvurup, bunu çıkartmakta fayda var.'
|
|