Hayat Tarzınız Doğurganlığınızı Nasıl Etkiler?

Yardımcı üreme yöntemlerinde annenin kısırlık sebebiyle tedavi olmak istemesi ancak aşırı strese girmesi de gene başarısızlığa yol açmaktadır. Yani stres hem kısırlığa, hem de kısırlık tedavilerinin başarısız olmasına yol açabilen bir etkendir.

Hayat Tarzınız Doğurganlığınızı Nasıl Etkiler?
Anne adayının yaşı, çocuk doğurma şansını belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Günümüzde kadının eğitim hayatındaki yeri, eğitimini tamamlayıp kariyer yapma isteği, çocuk yapma yaşının ertelenmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple de kısırlık günümüzde yaygın bir sorun haline gelmiş bulunmaktadır. 35 yaşından sonra, bir kadının çocuk doğurma şansı etkin bir şekilde azalır.


35 yaşından sonra hamilelik sağlansa dahi, hamileliğin düşükle sonuçlanması ya da bebekte anomali olma riskleri söz konusu olmaktadır. Örnek olarak down sendromlu bebek sahibi olma riski, annenin yaşı arttıkça artmaktadır.  Anne adayının yaşı ilerledikçe, yumurtalıklarda yaşlama söz konusu olur. Bu sebeple de doğurganlık yetisi git gide azalır.


Kadın kaynaklı kısırlıklar!

Kadın kaynaklı kısırlıklar çok çeşitli sebeplerden meydana gelebilir. Sigara kullanımı, aşırı stresli ortamlarda çalışmak gibi durumlar bile kısırlığa yol açabilirken, jinekolojik sebepler de bu duruma sebep olabilir.

En yaygın olarak görülen jinekolojik nedenler:
 

  • yumurtlama bozuklukları,
  • fallop tüpünün kapalı olması,
  • çikolata kisti,
  • yumurta kalitesinin iyi olmaması,
  • kromozom anormallikleri,
  • rahim ve rahim ağzının konjenital (doğuştan) oluşmuş anormallikleridir.

Hamileliğin düşükle sonuçlanmasına yol açan sorunlar ise:

 

 

  • kromozomal anormallikler,
  • kontrol edilememiş şeker hastalığı,
  • sistemik lupus eritematosus,
  • yüksek tansiyon,
  • tiroid hastalıkları,
  • rahim ağzı yetmezlikleri,
  • immün sistem bozuklukları,
  • cinsel hastalıklar,
  • enfeksiyonlardır.






Stres de kısırlığa sebep olabilir!

Kısırlığa yol açtığı kanıtlanmış bir diğer faktör de, strestir. Yardımcı üreme yöntemlerinde annenin kısırlık sebebiyle tedavi olmak istemesi ancak aşırı strese girmesi de gene başarısızlığa yol açmaktadır. Yani stres hem kısırlığa, hem de kısırlık tedavilerinin başarısız olmasına yol açabilen bir etkendir.

Bunun dışıda yaşam tarzları da kısırlığa sebep olmaktadır. Örnek olarak çok eşli bir cinsel hayatı benimsemek, cinsel hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Bu hastalıklardan bir çoğu kısırlığa yol açmaktadır.

Bunun dışında;

aşırı kilolu olmak,
aşırı zayıf olmak,
fazla kafein tüketmek,
sigara kullanımının çok olması gibi faktörler de doğurganlığı olumsuz etkilemektedir.


Bu gibi günlük hayatta çok da dikkate alınmayan ayrıntılar, kısırlık sebebi olabilmektedir. Bu sebeple ilerde anne olmak isteyen bir kadının; kendi sağlığına, beslenme düzenine, alışkanlıklarına ve cinsel hayatına özen göstermesi gerekir. İlişki sırasında kapılan cinsel hastalıkların büyük bir kısmı tedavi edilmez ise kısırlığa yol açmaktadır. Kısırlığa yol açıncaya kadar fark edilmeyen bu hastalıklar, kadının anne olma şansını bitirmektedir. Bu sebeple de yaşam tarzına önem göstermek gerekir.

Aynı şekilde sigara kullanımı dahi anne adayının kısırlık sorunu ile karşılaşmasına yol açabilmektedir. Eğer bir kişi yanınızda altı sigara içmiş ise, dumanından etkilendiğiniz için siz de bir adet sigara içmiş kadar zarar görürsünüz. Bu sebeple sigara ve dumanından uzak durmak gerekir. Sigara kadınları menopoz yaşının 2 sene öne atmasına yol açar, yumurtalıkların kalitesini azaltır ve gebelikte bebekle ilgili ciddi sorunların ortaya çıkabilmesine yol açar.

         









 

7.10.2015 - 18922

Prof.Dr. Bülent Tıraş

 

[Hata Bildir]